|
Bel Fıtığı
Bacak ağrısı ile birlikte oluşan bel ağrılarının en
sık rastlanılan nedeni
bel fıtığıdır.
İnsan omurgası gövdenin dik durmasını sağlar.
"Omurga kolonu" omurlar, diskler ve bağlardan
oluşur. Omurların ortasında yer alan bir kemik
kanalda ise omurilik bulunur. Ayrıca iki omurun
yanlarındaki deliklerden, kalın elektrik kabloları
gibi sinir kökleri çıkar. Bu sinirler, ayrı ayrı
vücut bölgelerine giderek buraların duyusunu ve
hareketini sağlar.
"Disk", sert ve sabit bir lif demeti ile çevrilidir.
Diskin ortasında ise yumuşak ve pelte kıvamında bir
çekirdek kısım vardır. Diskin görevi frenleyici bir
yastıkçık gibidir.
Omurga, otomobillerin amortisörlerine
benzetilebilir. Omurilik ve siniri ezici
sarsıntılardan korur. Ancak yaşlanma ile
yumuşaklığını yitiren disk, frenleyici yastıkçık
görevini zamanla kaybeder. Bunun sonucunda diski
çevreleyen sert lif demeti yırtılabilir. Ortasındaki
peltemsi fakat artık sertleşmiş çekirdek dışarı
kaçabilir ve sinir köklerinden birine bası yapar.
Buna Bel Fıtığı (disk hernisi) denir. Sinire olan
bası, bacağa dek vuran şiddetli ağrılara (Siyatalji)
ve bel ağrısına neden olur.
Bel fıtığı kimlerde daha sık görülür?
Tıp dilinde disk hernisi olarak adlandırılan bel
fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir
gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50
yaş arasında ve her iki cinste de eşit olarak
görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun boyluların bel
fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır
işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak
zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler,
sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi
meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun
stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma
olasılığı en fazla olan kesimdir.
Bel fıtığı nasıl oluşur?
Omurgayı
incelediğimizde, omurganın içine olabilecek en
mükemmel koruma sisteminin yerleştirildiğini
görürüz. Omurgayı oluşturan kemiklerin arasına
kıkırdak yapılı birer disk yerleştirilmiştir. Bu
diskler otomobil tekerleklerindeki yükü emen
amortisörler gibi çalışırlar.
İşte bel fıtığı omurgalar arasında bulunan disk
denilen elastiki kıkırdak dokunun omurgaların basısı
nedeniyle öne doğru kayarak omurilik kılıfından
çıkan ve bacağın çeşitli bölgelerine giden sinirleri
sıkıştırmasıyla oluşur. Bazen ani bir zorlama, ağır
bir şey kaldırma, ters bir hareket veya belin
üşütülmesi bile bel fıtığına neden olabilir. Ancak
bel fıtığının en önemli nedeni uzun süren stress ve
gerginlikler sonrası kaslardaki aşırı gerilmedir.
Bel
fıtığının belirtileri nelerdir?
Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar,
Ayaklarda uyuşmalar,
Hareket kısıtlılıkları,
Yürüme ve oturmada güçlük,
İleri safhalarda iktidarsızlık, çabuk yorulma,
idrarını tutamama, dengesizlik ve yürüyememe
Bel fıtığı teşhisi nasıl konur?
Günümüzdeki en modern tanı yöntemi; Manyetik
Rezonans (MR) ile bel fıtığı teşhisi kolaylıkla
konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir.
Bel fıtığının tedavisi nasıl yapılır?
a) Başlangıç safhası
Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk
dediğimiz elastiki maddenin bacağa giden sinirlere
yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel
ve bacak ağrısı mevcut, herhangi bir uyuşukluk, güç
kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı
başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas
gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve
belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir.
Hastaya yapılacak öneriler şunlardır:
-
Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan ağırlıkları
kaldırmamalıdır.
-
Öne ve yanlara doğru eğilme, belin bükülmesi
yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın
çömelerek alması söylenir.
-
Hastaların otururken belinin arkasına bel boşluğunu
yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi
dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın
mesleği gereği uzun süre oturması gerekiyorsa her
yirmi dakikada bir yürümesi önerilir. Uzun süre
araba kullananlara ise yirmi dakikada bir
arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç
kez dönmeleri tavsiye edilir.
-
Hastanın yukarıya doğru uzanması yasaklanır.
Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya
merdivenin üstüne çıkıp alması söylenir.
-
Hastaya belini daima sıcak tutması, açık pencere
veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır.
-
Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten
kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel
fıtığının ilerlemesine de yol açabilir.
-
Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak istirahati
yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının
aksine zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı
yatakta ve hastanın kendince en rahat edebildiği
pozisyonda yatması daha uygundur.
b) Bel fıtığı ilerlerse ne yapılmalı?
Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve kas
gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam
ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi
mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik
tedavi sırasında ilk bir kaç gün ağrılarda artma
olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye
devam etmelidir.
Bel çektirme, akupunktur, bele balık bağlama, el
masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle
bile iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir.
Bu tip alternatif tedavi metotlarının amaçları fizik
tedavide olduğu gibi kasları gevşetme esasına
dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu metotlar
faydadan çok zarar getirir.
Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları
geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir.
Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel
fıtıklarında fıtıklaşmış diske bilgisayarlı
tomografi altında bir iğne ile girilerek
radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin
içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde
boşluklar açarak fıtığın çökmesi esasına dayanır.
Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede yatma
gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir
riski yoktur, ama fıtığı tamamen yok etmesinin
garantisi yoktur.
c) Ameliyat gerektiren durumlar
Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam
ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta
incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen
tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça
koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir.
Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik
bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz
ve sinire bası devam ederse hastada idrarını
tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi
sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında
ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan
kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım
tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar
mevcuttur. Ancak Mikrocerrahi sayesinde bu tip
korkulara gerek kalmamıştır.
Ameliyat gerektiren durumlar ve gerektirmeyen
durumlardaki tedavi seçenekleri aşağıda
özetlenmektedir:
Hangi durumlarda ameliyat edilir ?
- Fıtık parçasının koparak serbest parça haline
gelmesi - Şiddetli bacak ağrısı, yürüyememe - Bacakta, ayakta güç kaybı
- Cinsel gücün kaybı |
|
Sıkça Kullanılan Sözcükler
Bel fıtığı, Bel kayması, Disk kayması, Siyatalji,
Siyatik, Lumbago terimleri halk arasında genellikle
yanlış anlamlarda kullanılmaktadır. Bu nedenle bu
terimlerin anlamlarını kısaca açıklamakta yarar
görmekteyiz.
Lumbago : Bel ağrısı anlamına gelen eski bir
terimdir.
Bel fıtığı : Bel omurları arasında bulunan ve
disk adı verilen yapının fıtıklaşarak kalça ve
bacağa giden sinir köklerine bası yapmasıdır.
Disk kayması : Bel fıtığı ile eş anlamlı
olarak kullanılan yanlış bir terimdir.
Bel kayması : İki bel omurunun çeşitli
nedenlerle birbiri üzerinden kaymasıdır. Bel
fıtığına göre daha seyrek görülür.
Siyatalji : Siyatik sinirine bası sonucu
oluşan ağrıya verilen addır. Kalça, uyluk ve bacağın
arkasında uzanan ve ayağa kadar uzanan siyatik
siniri, bel fıtığı ya da başka nedenlerle ağrıya yol
açtığında siyatalji terimi kullanılır.
Siyatik : Yanlış kullanılan bir terimdir. Bir
hastalık ya da yakınma belirtmez. Yukarıda tarif
ettiğimiz sinirin (siyatik siniri) kendisi bu adla
anılır.
|