• Sosyal Medyada
    Bizi Takip Edin

Acil Bize Ulaşın Ofis : 0212 233 22 00

Acil Bize Ulaşın GSM : 0535 245 45 22

Faks : 0212 231 01 85

Slide 1
Slide 2
Slide 3
Slide 4
Slide 5

Mikro cerrahi nasıl uygulanır?

Hasta iyi bir muayene ve tetikler ile değerlendirilip operasyon için hazırlandıktan sonra bel bölgesinden operasyon olacak alanın 2-3 cm üzerine anestezik ajan yapılarak omurilik zarı ile omurga arasına kateter konulur...
Tümünü oku...

Siyatik

Yanlış kullanılan bir terimdir. Bir hastalık ya da yakınma belirtmez. Yukarıda tarif ettiğimiz sinirin (siyatik siniri) kendisi bu adla anılır Devamı >>

Bel Ağrısı

Belimiz 5 adet omurgadan ve omurga aralarında disk denilen yastıklardan oluşan bir yapıya sahiptir. Gövdemizden gelen yükü kalçaya bacaklara aktarma ve postürümüzü (duruşumuzu) sağlama görevleri vardır. Gövdemize destek olarak dik durmamızı sağlarken, aynı zamanda her yöne eğilme hareketleri yapmamıza izin verir. Omurlar birbirine  disk yastıkları ve faset eklemi denilen eklemler ile bağlıdır. Bu ana bağlantıların yani sıra omurların çevresinde destek bağ ve kas dokusu sayesinde omurlar birbirine sıkıca bağlı halde durur. Tüm bu yapılar uyum içerisinde gövdenin yükünü taşıyıp dik pozisyonda durmamızı sağlarken belirli hareketlerimize izin verir. Tüm yapıları sağlıklı olan bir bel ağrıya yol açmaz.
Bel ağrısı erişkinlerde çok yaygın görülen bir hastalıktır. Tüm erişkinlerin yaklaşık %90’i yaşamları boyunca en az bir kez bel ağrısı atağı geçirirler. Yaşamın belirli bir kesintisinde tüm erişkinler aynı anda sorgulanabilse %15’in bel ağrısı olduğu görülür. Bel ağrısı travma, ağırlık kaldırma veya yapılan ters bir harekete bağlı oluşabilirken bilinen bir neden olmadan da ağrısı olabilir. Ağrı aniden veya şiddeti giderek artan bir şekilde başlayabilir. Bel ağrısı derinden gelen bir sızı yanma şeklinde olabilir. Bel ağrısına tek taraflı veya çift taraflı kalçaya veya uyluğa yansıyan ağrı eşlik edebilir.
 

BEL AĞRISININ NEDENİ NEDİR?

Bel ağrısının kaynağını bulmak zordur. Diskin kendisi, çevredeki bağ ve kas dokusu, faset eklemleri ve ligamentleri, kıkırdak yapılar ağrı kaynağı olabilir. Disk yastığı iki tabakadan oluşur. İç tabaka(nükleus pulposus) diskin asıl işlevi olan gelen yükü dağıtma ve hareketi sağlama görevi yapar. Dış tabaka(anulus fibrosus) alt ve üst omurlara sıkıca yapışmış ve iç tabakayı saran bir yapıya sahiptir. Ağrıya neden olabilecek sinir lifleri sadece anulus fibrosusun  dışında yer alır. Çoçukluk  yaş grubunda nükleus pulposusun yaklaşık %80’i sudur. Disk yastığının bu yapısı işlevi için önemlidir. Yaşlanma ile beraber diskin içeriğinde su oranı azalır. Yapı değişikliğine bağlı çevreye yansıttığı yüklerin dağılımı  değişir. Sonuç olarak küçük travmalar ile zayıflayan anulus  fibrosus  tabakasında yırtık oluşur. Tüm bu değişikler disk kaynaklı ağrıya yol açar. Diskin yapısındaki  bozukluk bir bütün yapı olan omurga segmentinin  diğer yapılarında kaynaklı ağrıda gelişebilir. Bu süreç diskin kendini  onarması kaynaklı ağrıda gelişebilir .Bu süreç diskin kendini  onarması ile sonuçlanabileceği gibi iç tabakanın sinirlere doğru taşması şeklinde tanımlanabilecek disk hernisine  ya da kemik yapının kuvvet dağılımındaki  bozulmaya bağlı olarak yapı değişikliği göstermesinden dolayı lomber dar kanal veya bel kayması olarak tanımlanan hastalıklara yol açabilir.
 

BEL AĞRISI NE KADAR SÜRER?

Bel ağrısı ağrı kaynağı neresi olursa olsun belli bir süre sonra dokunun kendisini onarmasına bağlı olarak kendiliğinden geçer. Bel ağrılarının yaklaşık %50’si 2 hafta %80’i 6 hafta içerinde azalarak geçer. Bir kez bel ağrısı atağı geçiren kişilerin %30’unda bel ağrısı tekrarlayabilir ve kronikleşebilir .Altı hafta geçmesine rağmen geçmeyen bel ağrısı kronikleşmiş sayılır.
 

NE YAPMALI?

Nadir de olsa bel ağrısı başka bir hastalık belirtisi olarak başlayabileceği için, bel ağrısı atağı geçiren kişinin bir hekime başvurmasında yarar vardır. Ağrıyla beraber seyreden ateş, terleme, kilo kaybı gibi belirtilen olup olmadığı hekim tarafından değerlendirilir. Bel ağrısının doğal seyri kendiliğinden iyileşmektir. Fakat bu ağrılı dönemin daha rahat geçirilmesi için hekim bazı önerilerde bulunabilir. Kısa süreli(2-4 gün) yatak istirahatı, ağrı kesici ve adale gevşetici  ilaçlar bu önerilerden bazılarıdır. Bu süreçte hekimin saptadığı başka hastalık belirtisi yoksa direk grafi, manyetik rezonans görüntüleme gibi radyolojik incelemelere gerek yoktur. 21 gün geçmesine rağmen bel ağrısı devam ederse radyolojik inceleme yapılır.
Akut ağrı atağından kısa süreli yatak istirahati, belin üzerine binen yükü azaltacağı için yararlıdır. Ancak yatak istirahati 4 günü geçerse, omurganın etrafında bulunan destek kasları zayıflayacağından, yarardan çok zarar verebilir. Sanılan aksine sert bir zeminde yatak istirahati uygun değildir. Önemli olan yatağın konduğu zeminin sert olmasıdır. Günümüzde kullandığımız hemen hemen bütün yatak modelleri bu özelliği taşımaktadır.
    Bel ağrı tedavisinde önerilen ağrı kesici ilaçlar genellikle yangı giderici, yani ağrı hissine neden olan bazı kimyasal mekanizmaları  engellemeye yönelik ilaçlardır. Bu ilaçları doktor önerisi dışında kullanmak, özellikle sindirim sistemi üzerinde oluşturabileceği yan etkilerinden dolayı uygun değildir. Bu ilaçları doktorunuzun önerdiği sürede ve dozda kullanmakta yarar vardır. Unutulmaması gereken en önemli nokta, bel ağrısı için yapılan bütün tıbbi tedavi yöntemleri ağrı kaynağını ortadan kaldırmaz, ağrının hissediliş derecesini azaltır. Vücudumuzun tamir mekanizmaları 6 haftaya kadar ağrı olan dokuyu onarabilirse bel ağrısı geçer.
 

NE ZAMAN DURUM CİDDİDİR VE NE ZAMAN MUTLAKA DOKTORA GİTMEK GEREKİR?

*3 hafta geçmesine rağmen geçmeyen bel ve bacak ağrısı
*Bacakta güç kaybı hissedilmesi
*İdrar yapmakta veya tutmakta güçlük
*Makat bölgesini içeren uyuşukluk hissi
*Kısa mesafe yürüyüşlerde bile her iki veya  tek bacakta gelişen uyuşukluk, yorgunluk hissi
    

    Özellikle idrar yapma güçlüğü veya makat bölgesinde uyuşukluk yakınmaları geliştiği zaman veya bacakta belirgin güç kaybı gelişirse acil cerrahi girişim endikasyonu  vardır. Bu durumlarda sinir dokusu basısı ciddi boyutlarda olduğu için, erken dönemde yapılacak cerrahi girişim yakınmaların düzelmesini sağlayabilir. Zaman geçtikçe yakınmaların kalıcı olma olasılığı yükselir.
Geçmeyen bel ve bacak ağrısı yakınması ile başvurduğunuz hekiminiz yaptığı muayenesinde kuvvet kaybı bulmazsa, radyolojik incelemelerin ışığında size cerrahi girişim dahil olmak üzere çeşitli tedavi yöntemleri önerecektir. Ağrının şiddetine , yaşamınızı etkileme boyutuna göre bu tedavi seçeneklerinden birisine karar verilecektir.