Geliştirilen son tekniklerle yürüyemeyecek derecede Omurilik Kanal Darlığı olan hastaların genel tüm vücut narkozu verilmeden hemde tek taraftan mikrocerrahi teknik ile Mikrodekompresyon ameliyatı yapılabilmektedir. Bu ameliyat tekniği sayesinde %80 civarında hastaya Vida-Platin takılmasına gerek duyulmamaktadır.


Hayatınızı çekilmez hale getiren bel ağrıları sadece Diskopati denilen fıtıktan dolayı olmayıp çok gizli klinik seyir izleyen Omurilik Kanal Darlığından artık kolayca kurtulabilir ve hatta ameliyat sırasında telefonla konuşurken, derginizi okurken hayatınızı değiştirebilirsiniz.
Hayatında bel ağrısı çekmeyenimiz neredeyse yoktur. Genellikle ağrılarımız dayanılmaz oluncaya kadar doktora gitmez, kulaktan dolma tedavi yöntemleriyle hastalığımızı kendi kendimize tedavi etmeye çalışırız.
Günümüzde teknolojinin de yardımıyla geliştirilen bazı teknikler sayesinde, bel ve boyun ağrılarının en ilerlemiş halleri basitçe ortaya konabilmekle beraber Omurilik Kanal Darlığı tanısı çok geç kalır. Tanıyı koymak için anamnez denilen hastanın hikâyesi önemli ipuçları içermekte ve bunun sonrasında çok basit yöntemlerle tedavi edilebilmektedir.


Omurgamıza milyonlarca kez yük biner

Bel ağrısı toplumun büyük bölümünü etkileyen yaygın bir sağlık problemidir.
İnsan omurgasının en çok yük binen ve hareket sistemi ile ilgili rahatsızlıkların en sık ortaya çıktığı alan bel (lomber) bölgesidir. Unutmayın ki, ortalama bir ömür yaşayan her insan hayatı boyunca omurgasına yaklaşık 5 milyon kez yüklenme yapar. Kişinin hareketlerini kısıtlayıp, bundan kurtulması asla mümkün değildir. Eğilme, kalkma ve çömelme gibi hareketlerin hepsi yüklenme anlamına gelir. Yatma dışındaki tüm hareketlerde omurgaya yükleniriz. Bu yüzden de 70–80 yaşındaki insanlarda omurga dejenerasyonuna rastlanması kaçınılmazdır. Kısaca, bel ağrıları insan yaşamının kaçınılmaz bir parçasıdır.

Omurilik Kanal Darlığı nedir?

Bu kaçınılmaz vücut yükünün getirdiği en yaygın rahatsızlıklardan biri bel fıtığıdır. Konuyla ilgili yurt dışında ve yurt içinde geniş araştırmalar sonucunda bel fıtığından kurtulmanın yolu bel fıtığı oluş mekanizmasını anlatılmaktadır. Fakat bel fıtığı dışında bel ağrısı ki özellikle YOL YÜRÜMEKLE GELEN AĞRI nedeni henüz açıklığa kavuşmamıştır. İki omur arasında omurgaya binen yükü emen ve eşit dağılımını sağlayan disk olarak tanımlanan yapının yaşa bağlı dejenere olması, omuriliğe binen yükün çok fazla olması veya dengesiz olması nedeniyle omuriliğin geçtiği kanalın ortaya doğru ve/veya sinir köklerine doğru bombeleşmesi sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık olarak tanımlıyor. Tedavi yöntemiyse, hastalığın kişideki seyrine ve ilerleme durumuna göre değişiyor.

Omurilik Kanal Darlığı belirtileri;

Özellikle yol yürümekle ortaya çıkan bel ağrısı, bacaklara vuran ağrı, bacaklarda, ayakta uyuşma, güçsüzlük, nadiren de olsa yanma ve iğnelenme, idrar yapamama ya da idrar kaçırmadır. İdrar kaçırma özellikle bel ağrısı ile birlikte olduğu zaman dikkat edilmesi gereken bir bulgudur. Tanının gecikmesinin en önemli nedeni istirahatte bel ağrısı olmaz. Hastanın sadece yol yürümekle ağrı artışı olur ve kişi oturup biraz dinlendikten sonra aynen hiç ağrısı yokmuş gibi yola devam eder. Fakat yıllar ilerledikçe ağrısız yol yürüyebilme mesafesi AZALIR. Omurilik Kanal Darlığı tedavi seçenekleri çeşitlidir.


4 temel tedavi yöntemi

Tedavi prensipleri 4 ana başlıkta özetlenebilir. Bunlar;
1 -Yatak İstirahatı
2- İlaç Kullanımı
3- Fizik Tedavi Ve egzersiz
4- İleri Tekniklerle Cerrahi Tedavi

Yatak istirahatı, ilaç kullanımı ve fizik tedavi çok ilerlememiş kanal darlığında elzemdir ve genelde olumlu yanıt verir. Asla tedavi etmez ama olayın kişi tarafından toleransını arttırır. Durumu daha ilerlemiş olan rahatsızlıklarda ise ileri tekniklerle cerrahi tedavi uygulanır.

Bel ağrılarınızdan yarım saatte kurtulmak mümkün.

Bel fıtığının tedavisinde mikrocerrahi teknik ile mikrodiskektomi, bel kaymasınınsa vidalama yöntemiyle uyutulmadan epidural anestezi ile güvenli bir şekilde tedavi edilebiliyor.
Türkiye'de az sayıda cerrah tarafından yapılabilen vidalama tekniğinde, hasta genel anestezi ile bayıltılmıyor. Öncelikle hastalar doktor konusunda seçici olmalılar. Çünkü Mikrocerrahi teknik için ciddi donanım ve deneyimli cerrahlar gerekiyor. Bu tekniğin son15–20 yıl öncesine kadar bilinmemesinden dolayı birçok kariyer sahibi doktor bu cerrahi müdahaleyi yapmıyor ve hastalarına tarihe karışmış olan klasik diskektomiyi uyguluyorlar.

Ameliyat fobisine son!

Hastaların birçoğunun sırf ameliyatlardan korktuğu için yıllarca bu acıyı çektiklerini biliyoruz. Oysaki Epidural Anesteziyle Mikrodiskektomi yöntemi tüm bu endişeleri gidermektedir. Çünkü Epidural anesteziyle birlikte hasta cerrahi müdahale esnasında konuşabilmekte, doktoruna soru sorabilmekte, monitörden ameliyatını izlemekte ve hatta yakınları ile telefonla dahi konuşabilmektedir.

Epidural anestezi, sadece bir iğne ile bel bölgesine uygulanarak, hastaların baygın bir halde ameliyata girip bir daha ayılamama fobisini de ortadan kaldırmaktadır.
Hasta bu operasyon sonrası, yara miktarının minimize olması, kemik dokuda fazla hasar yapılmaması, sahaya tam hâkimiyet gibi etkenlerden dolayı ertesi gün normal yaşantısına dönmekte, birkaç hafta sonra spor yapar hale gelmektedir.

Mikrodiskektomi'nin avantajları;

Mikrodiskektomi yönteminin temel amacının klasik bel fıtığı ameliyatı ile aynı olduğunu, ancak daha gelişmiş tekniklerle yapıldığını belirtmek gerekir.
Avantajlarını ise:
- Ameliyat tamamen mikroskop altında yapılır ve tüm ameliyat video kaydı altına alınır,
- Mikroskobun büyütmesinden ve geniş görüş alanından yararlanıp çok daha küçük bir sahada çalışmak mümkündür,
- Cerrahi müdahale 12–14 milimetre içerisinde ve hastanın hissetmeyeceği şekilde yapılmaktadır,
- Küçük bir bölgeden müdahale gerçekleştiği için, hem iyileşme daha hızlıdır, hem de ameliyat sonrası cerrahi müdahaleye bağlı sıkıntılar bu yöntemle çok daha azdır ya da hiç olmamaktadır,
- Cerrahi başarı %97 civarındadır.


Opr. Dr. Onur Kulaksızoğlu